Sabahları Capacity AVM’nin arkasındaki dar sokaktan geçip Kartaltepe’ye vardığımda bile midemde hafif bir kıpırtı olur; dün gece kalan tat hâlâ damağımda. Koyu esmer tenimde sabah ışığı kayarken, Florya sahilinden esen rüzgârın tenimi nasıl gerdiğini düşünürüm; bu esmer tenin tadını alan, ertesi sabah aynı rüzgârı benimle birlikte hissetmek ister.
Yeşilköy’den gelen konuklarım odamın geniş camından İstanbul’un lacivertini seyrederken, dudaklarımdan kayan tatlılıkla kendilerini kaybederler. Her temas, her öpücük, her yavaş ısırık, sanki sahilin tuzunu ve şehir ışıklarını aynı anda yutuyormuşuz gibi. Bakırköy’ün gece ritmi dışarıda devam ederken, içeride sadece ikimizin ritmi kalır; dudaklarım, dilim, tenimin ısısı hepsi birer davetiye.
Peki ya sen, bu gece hangi tadı önce denemek istersin?
